22 Eylül 2021 Çarşamba
Anasayfa > HABERLER > OSEV MAMURE ŞEHİTLERİNİ ANDI

OSEV MAMURE ŞEHİTLERİNİ ANDI

08.01.2021 23:33 12 14 16 18 yazdır
Osmaniye’de STK’lar kurtuluş etkinlikleri kapsamında Saim Bey Anıtını ziyaret etti
OSEV MAMURE ŞEHİTLERİNİ ANDI



ŞEHİD-İ MUHTEREM; SAİM BEY

Osmaniye’li tarihçi yazar İsmet İPEK, Şehit Kaymakam Saim Beyi anlatıyor:

Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 99. Yılı etkinlikleri Koronavirüs salgını sebebiyle dar kapsamlı yapıldığı için Osmaniye Şehitlerine Yürüyor programı çıkarıldı.

20 YILDAN BERİ 7 OCAK BAYRAMI İÇİN YAPILIYORDU

20 yıldan beri her 7 Ocak bayramı içinse yapılan Mamure ziyaretinin sembolik te olsa yapılması için Osmaniye’deki bir grup, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) temsilcileri Mamure Anıtındaydı.

KİMLER KATILDI

Osmaniye Sevdalıları Sivil Toplum Kuruluşları Platformu OSEV Başkanı Ahmet Kandemir, Yönetim Kurulu Üyeleri Abdullah Gizlice ve Çağrı Hörmet, OKÜSANAT Derneği başkanı İsmet İpek, Türkocağı Şube Başkanı Mehmet Çetinkaya, İletişim Derneği Başkanı Menderes Demir, Başkan Yardımcısı Mustafa Fettahoğlu ile Dervişiye Köyü Muhtarı Atilla Gök’ün bulunduğu ziyarette şehitler için Kuranı Kerim okundu ve dua edildi.


ŞEHİD-İ MUHTEREM; SAİM BEY

Osmaniye’li tarihçi yazar İsmet İPEK, Şehit Kaymakam Saim Beyi anyatıyor:
Asıl adı Saim Ruhi’dir.
Babası Diyarbakırlı Şükrü Efendi, annesi İstanbullu Atiye Hanımefendidir.
1893 yılında Kozan’da dünyaya gelmiştir.
Küçük yaşta, Kozan Mutasarrıflığında Memur olan babasını kaybetmiştir.
İptidai (İlkokul) ve Rüştiye (Ortaokul) mekteplerini Kozan’da, İdadi (Lise)’yi Adana’da bitirmiş, baba dostu Diyarbakır/Cizreli Muhtar Fikri (Gücüm)’ün desteği ile 1910’da İstanbul Darülfünun’a (Hukuk Fakültesi) gitmiştir.
Tıbbiyelilerin kurduğu İstanbul Türk Ocağı müdavimlerindendir. Ateşli bir vatanseverdir.
Darülfünun son sınıfta iken çıkan birinci dünya savaşı sebebiyle tahsilini yarım bırakıp cepheye giden gönüllülerdendir.
Yedek Subay eğitiminden sonra Erzurum/Kafkas Cephesine gönderilen Saim Bey, Kazım Karabekir Paşa’nın emrinde Alay yaveri olarak Nahcıvan’a gitmiş, başarılarından dolayı Harp Madalyası ile ödüllendirilmiştir.(1)
Mondros Mütarekesi ile terhis edilen Saim, zehirli sıtma hastalığından vefat eden arkadaşı Muhittin’i Osmaniye’ye defnettikten sonra Kozan’a gitmiştir.
Halkı milli mücadeleye cesaretlendirmek için çalışan Saim Bey’i etkisizleştirmek isteyen Adana işgal Valisi Bremond’un, yüksek maaş ve Yüzbaşı rütbesi teklifini reddedince il dışına sürgün edilmiştir.
Saim Bey, sürgünü değerlendirmiş, İstanbul’a gidip son sınıf derslerini vermiş, Hukuk Fakültesini bitirmiş ve gizlice Ankara’ya gelmiştir. Saim Bey’e Yıldızeli Müddeiumumîliği, Konya/Bozkır Kaymakamlığı teklif edilmişse de kabul etmemiş, Mustafa Kemal Paşa’nın emri ile Haçın Kaymakamlığına tayin edilmiştir.(2)
Haçın bir Ermeni terör merkezi ilçedir. 30.000 nüfuslu Haçın’da Müslüman sayısı 1000 kişidir.
Saim Bey, Haçın’ın Gürleşen Köyüne yerleşmiştir.
Kaymakam Saim Bey, görevini Makam odasında, meşin koltukta oturarak değil, cephede mavzer tutarak yerine getirmiştir. Çekmiştir ayağına kıl şalvarını, giymiştir sırtına abasını, asmıştır boynuna dürbününü ve almıştır eline filintasını, binmiştir al atına.
Saim Bey, Tufan Paşa’nın kurduğu Kuvayımilliye teşkilatında Üsteğmen rütbesiyle müfreze komutanı olarak hizmet etmiştir.
Adana Valisi Fransız Albay Bremond Kaymakam Saim Bey’i ikaz etmek için makamına davet istemiş, Kuvayımilliyecilerle bir olursa zulme uğrayacağını, Fransız adaletine güvenirse kendisi için iyi olacağını söylemiştir.
Saim Bey’in Albay Bremond’un yüzüne karşı söylediği söz tarihe geçmiştir.
“Albay! Biz vatanperverler, sizin zulmünüzden değil adaletinizden korkarız. Elinizden geldiği kadar zulüm ve işkence yapınız. Bunlar bizi ancak güçlendirir.”(3)
Saim Bey, Mağra (Tufanbeyli) ve Haçın (Saimbeyli) kazalarının kurtarılmasında büyük kahramanlıklar göstermiştir.
Milli mücadelede; Kadirli, Kozan, Haçın düşmandan temizlenmiştir. Sıra Osmaniye’ye gelmiştir.
Saim Bey, Kesmeburun Köyü’ne gelmiş, arkadaşı Recep Dalkır’a gönderdiği 15 Kasım 1920 tarihli mektupta “İnşallah Osmaniye topraklarından gavuru kovan ilk mühim amil biz olacağız. Şehirlerde mühim noktalarda güzel Türk bayrağını çeken ve nihayete kadar yaşatan yine biz olacağız” demiştir.
Fransızların asker ve silâh sevkıyatında demiryolunu kullanarak üstünlük sağladığını gören Saim Bey, Mamure İstasyonu'nun alınması için Güney Cephesi Komutanı Selahattin Adil Paşa’dan görev istemiştir.
Saim Bey, Osmaniye, Kadirli ve Kozan çetelerinden müfreze teşkil etmiştir.
Mamure Baskını 18 Kasım 1920 sabahı gerçekleşmiştir.
Halkın “Tek Konak” dediği Mamure İstasyonuna 50m kadar yaklaşan Saim Bey, Fransız askerleriyle beraber olan Müslümanları safına çekmek istemiş, onlara Arapça seslenmiştir;
-Ene Müslim, Ente Müslim! (Ben Müslüman’ım, sen de Müslümansın!)
İşte o an atılan bir bomba çetelerin ortasına gelmiştir.
Saim Bey ağır yaralı haldedir.
Onu kucağına alan arkadaşı Recep’i düşman zanneden Saim Bey öfkelidir.
“Defol alçak! Yaralıyım diye beni teslim alacağını mı sandın?”
Saim Bey Kozan Mezarlığına defnedilmiştir.
Onun aziz hatırasına vefa için Haçın’a Saimbeyli denmiştir.
Arkadaşı M. Naci hatıralarında diyor ki;
“Haçın’ı ıskat ettikten sonra birçok ısrarlara rağmen Kozan’da birkaç gün bile istirahata rıza göstermemiş, Mamure cephesini de deruhte etmişti.
Merhum Saim’in karargâhı olan Araplı Karyesine müteveccihen hareket ettik.
18 Teşrinisani 336’da Ceyhan Nehri sahilinde Hürüuşağı Karyesi civarına yetiştiğimizde müteessir birkaç köylüye tesadüf ettik. Nereden geldiklerini sorduk. Araplı’dan geldiklerini söylediler. “Kaymakam şehit oldu” cevabın verdiler.
“Kaymakam” demek “Saim” demekti.
Türk gençliği için daima idamesi icap eden, çok asil bir milliyet ve vatanperverlik çığırı açan merhum Saim’in şahadeti şüphesiz ki müteessir ve dil-hun etmiştir.
Mamafih kahramanlık yolunda şehit düşenlerin hatırasını ahfadımızın dimağında yaşatmak bizlere düşen bir borçtur.”(4)
Kozan İhtiyat Zabitan Cemiyeti merhumun şahadetinden bir müddet sonra resmini taşıyan bir kart bastırmış ve üzerine şunları yazdırmıştır:
“Bu genç yalnız aşk, istiklal ve milliyeti söndürülmek üzere tedip edildikten sonra hareket-i milliyenin başladığı gün bütün zincirleri kırarak, tekmil mâniaları aşarak, vatanına yetişen ve açtığı zafer kapılarından tevazu ile girip muvaffakiyetlerine 17 Kasım 1336 günü gecesi Mamure Fethi’ni de ilave ederken kucağında patlayan bir düşman bombası ile şehit düşen Saim’dir.
Vatan bir la’ne-i idbara dönmüş tüter ağlarken,
Koşanlar, kurtaranlar şüphesiz şayan-ı hürmettir.”(5)
Şehid-i muhterem Saim Bey’i ve onunla birlikte şehit düşenleri rahmetle anıyoruz.
Ruhları şad olsun! 06.01.2014
----------------------------
1-Yusuf Delikoca, Saim Bey, Ekrem Matbaası, Adana-2009
2-Recep Dalkır, Yiğitlik Günleri, TT Postası Matbaası, İst.1961
3-Recep Dalkır, age
4-Remzi Oğuz Arık, Adana Ticaret Rehberi-1924
5-Recep Dalkır, age
Hasan KILIÇ
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri